Posted:
Google AdWords forumunun aktif bir kullanıcısı ve bir çevrimiçi pazarlama ajansı çalışanı olarak, AdWords sistemi hakkında bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorularla sık karşılaşıyorum. Bunların bir bölümünü forumlarda ortaya çıkan tipik efsaneler oluşturuyor. Geri kalanı ise, iş görüşmeleri sırasında müşterilere verilen çelişkili bilgilerden kaynaklanan hatalı teorilerden ibaret. Bu nedenle, müşterilerle yaptığım toplantılarda karşılaştığım 5 teoriyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

1. Efsane: Bazı ajansların Google'la yaptığı yazılı anlaşmalar, arama sonuçları sayfasının sol tarafındaki ilk üç konuma reklam yerleştirmelerini sağlıyor.

Gerçek: Müşterilerden gelen en ilginç sorulardan birinin bu olduğunu söylemem gerekir. Hiçbir şirketin Google'la, sözde "Sponsorlu Bağlantılar için Ayrıcalık Sözleşmesi" adı altında bir sözleşme imzalamasına tabii ki olanak yoktur. Çoğu durumda, en üst konumlar iyi optimize edilmiş kampanyalar için ayrılır. En az bir defa kendi kampanyasını yayınlamış her AdWords kullanıcısı, arama sonuçlarındaki reklamların, Kalite Puanı, TBM ücretleri, sorgu eşleme gibi birçok faktöre bağlı olarak sürekli bir rotasyonda olduğunu bilir. Herkes, sponsorlu bağlantıların sol ve sağ tarafında ve şu anda test aşamasında olan sayfanın alt tarafında reklam görüntüleme şansına sahiptir. Bu tümüyle kampanyanın ve onun optimizasyonunun sürekli izlenmesine dayanır.

2. Efsane: Yüksek konumlardaki reklamlar daha iyi performans gösterirken, düşük konumlardaki reklamların hiçbir etkisi olmaz.

Gerçek: Birçok makale yazarı "altın Google üçgeni" kavramına değinmiştir. Bu, kullanıcıların en çok tıkladığı reklamların sonuçlarını ve konumlarını gösteren bir grafiktir. Reklamlar ilk veya ikinci konumda gösterilseler bile, hedeflenmemiş kitle genellikle o reklamlarla ilgilenmez. Reklamlar ürününüzle potansiyel olarak ilgilenen belirli kullanıcıları hedeflemeli ve reklam metninin içeriği kullanıcıları tıklamaya teşvik etmelidir. Böyle olduğunda, reklamın en üstte veya dokuzuncu sırada gösterilmesi fark etmez. Bir teklif anlaşılır ve ilgi çekici ise kullanıcılar bunu denemek isteyecektir.

3. Efsane: Reklamlarım rekabetle karşılaşmadığından tıklamalar için fazla ödeme yapmam gerekmez.

Gerçek: Öncelikle, kampanya iyi planlanmış ve optimize edilmişse, reklamların maliyeti hemen hemen hiçbir zaman yüksek olmayacaktır. Bu tümüyle mesajların rekabet gücüne bağlıdır. Sizin mesajınızla ilgili düşük düzeyde bir rekabet varsa iki olası senaryo söz konusudur.

I. Senaryo: Kampanya kalite açısından iyi hazırlanmıştır ve reklamlar bütçenizin 1/30'unu kullanarak sonuçlar sayfasında yüksek konumlarda gösterilir.

II. Senaryo: Kampanya sonuçlar sayfasında çok sık yer almamaktadır ve harcamalarınız günden güne yükselerek bütçenizi gitgide daha fazla tüketecektir.

Maalesef ikinci senaryoyla daha fazla karşılaşılmaktadır. Şirketinizin her zaman aynı sektördeki diğer şirketlerle rekabet etmediğini bilmeniz gerekir. Bazen, olası her arama sonucu sayfasında gösterilecek yanıltıcı bir anahtar kelime düzenlemesine sahip reklamlar tümüyle tesadüfi olarak sizin reklamınızla rekabet ediyor olabilir. Bu tür kampanyalar maalesef maliyetleri yükselterek, diğer tüm reklamverenler için bir "rakip" haline gelmektedir. Böyle bir durumda, kampanyanızı daha yakından incelemek ve kalitesiyle ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak yararlı olacaktır. Bu yöntem, reklamınızın arama sonuçları sayfasındaki gösterimlerini artırabilir ve tıklama oranını (TO) yükseltebilir. Daha yüksek bir TO elde etmek, doğrudan reklamlarınızın daha yüksek konumda gösterilmesini sağlar ve TBM ücretlerini düşürür.

4. Efsane: Yalnızca bir SEM ajansı etkili bir AdWords kampanyası oluşturabilir.

Gerçek: Çevrimiçi pazarlama ajanslarında çalışan kişilerin AdWords kampanyalarını yürütmek için gerekli deneyime sahip olduğu doğrudur ve bunların çoğu sertifikalı uzmanlardır. Buna rağmen, kimse bir şirketi sahibinden iyi tanıyamaz. Bir pazarlama bölümünüz varsa, sürekli olarak pazarla ve iş ilişkisi oluşturduğunuz potansiyel müşterilerle ilgili bilgi toplarsınız. Sizin sunduklarınızla en fazla kimlerin ilgilendiğini ve kimlere ulaşmak istediğinizi bilirsiniz. Genel ortamı izler ve bunu temel alarak etkili kampanyalar oluşturursunuz. Size gereken sadece sistemi bilmek ve işinizi sürdürmektir.

Danışmanlık hizmeti alıp almamayı yalnızca sistem yönetimiyle ilgili sorunlarla karşılaştığınızda düşünmeniz gerekir. Bununla birlikte, şirketinizin neye ihtiyacı olduğunu ve şirketi nasıl geliştirmek istediğinizi en iyi bilen kişinin siz olduğunu unutmayın. Kampanyanın akışını siz planlarsınız, ajans yalnızca bunu uygulamaya koymanıza yardımcı olur.

5. Efsane: Web sitem İngilizce ise, Fransızca pazarda tanıtamam.

Gerçek: Bu doğru değildir. Kampanya oluştururken, sunduğunuz ürün veya hizmetleri bekleyen, bunları anlayan ve başkalarına anlatacak olan kişilere ulaşacağınız temel varsayımıyla hareket etmeniz gerekir. Bu nedenle, Lehçe kampanyalar Polonya'da, İtalyanca kampanyalar İtalya'da ve Fransızca kampanyalar Fransa'da iyi performans gösterir. Ancak, Polonya, Almanya, Fransa veya ABD'de başka uluslardan da insanlar olduğunu unutmayın. Polonya ve Fransa'da birçok kişinin İngilizce dilinde bilgi aradığı saptanmıştır. Buna göre, Fransa'da yaşayıp İngilizce konuşan bir kitleye erişmek istiyorsanız, bu tür bir kampanya en uygunu olacaktır.

Tabii madalyonun bir de öbür yüzü var, bu tür bir kampanyanın kalitesi. Reklamlarınız ve anahtar kelimeleriniz sunduklarınızla uyumlu şekilde düzenlenmişse kalite olumsuz etkilenmeyecektir. Bunun yanı sıra, istediğiniz zaman hem Fransızca hem de İngilizce sürümler hazırlayabilirsiniz. Pazar araştırması ve seçeneklerinizi bilmek her zaman temeli oluşturur. Nasıl? En kolay yol sayfa istatistiklerinden yararlanmaktır. Web sitenizde Fransa'daki bölgelerden çok sayıda ziyaretçi varsa ve anahtar kelimeler hem Fransızca hem de İngilizce ise, bu tür bir kampanya pazarda kesinlikle kabul görecektir.

Bunlar her gün forumlarda sorulan onlarca sorudan yalnızca beşiydi. Kullanıcıların bu araçla ilgili daha fazla bilgi edinmek istedikleri çok açık. Ancak bu, yan etki olarak gittikçe artan sayıda yanlış yönlendirici ve yanıltıcı efsaneyi de beraberinde getiriyor.

Konuk yazar: Paulina Niżankowska





Posted:
Geçen sene İngilizce içerikle sınırlı sayıda ülkedeki ajansların kullanımına açılan Ajanslar Yardım Merkezi, artık Türkçe içerikle Türkiye'deki ajansların hizmetinde.


AdWords Yardım Merkezi'nden farklı olarak; Ajanslar Yardım Merkezi'nde, ajansların en çok sorduğu sorulardan hesap yönetimi hakkındaki ipuçlarına kadar ajanslara özgün çok geniş bir içeriğe erişmek mümkün.

Ajanslar Yardım Merkezi'nin; zengin ve özgün içeriğiyle, ajansların müşterilerine sunacağı hizmetlere değer ve farklılık katmasını dileriz.

Cemal Büyükgökçesu, Google AdWords Ekibi

Posted:
Rapor Merkezi kısa bir süre içinde şu anki haliyle kullanımdan kaldırılacaktır. Gönderi dizimizde, burada mevcut olan raporlara ve Kampanyalar sekmesindeki bilgilere ulaşma yöntemlerine değineceğiz. İlk olarak filtreleme işlevini ele aldık, ardından arama sorgusu raporlarına ilişkin kapsamlı bir açıklama verdik.

Bu bölümde, reklamları ve reklam metni performansının değerlendirmesini ele alıyoruz, aynı zamanda sonuçlarınızı ciddi şekilde etkileyebilecek bazı önemli ayarlarla ilgili bilgiler veriyoruz.

Test, test, test...

En dikkatli şekilde derlenmiş anahtar kelime listeleri bile, sunduklarımızı kullanıcıya doğru şekilde anlatamazsak işe yaramayacaktır. 25 karakterlik başlık ve 2x35 karakterlik reklam metni, ürün ve hizmetlerimizin avantajlarını ayrıntılı şekilde açıklamamıza izin vermez.

Bu sınırlamalar, tüm reklamverenleri, ürünlerini rakiplerinin ürünlerinden ayıran en önemli özelliklerden 1 veya 2 tanesini vurgulamaya yöneltmelidir.

Yeni başlayanlar, bir reklam grubuna, diğer bir deyişle bir anahtar kelime listesine birden fazla reklam metni eklemenin olanaklarını çoğu zaman değerlendirmezler. Bunun avantajı nedir? Bir taraftan, kullanıcılar aynı ifadeyi birden çok defa arayıp, ikinci ve üçüncüsünde de aynı reklam metnini görünce reklamı tümüyle görmezden gelebilir. Diğer taraftan, bazı kullanıcılar ücretsiz teslim vaadiyle daha çok ilgilenebilir, bazıları da sipariş verilecek ürünlerde yüzde 10 ya da 20 gibi bir indirim vaadinde bulunan bir metin veya resmi tıklamayı tercih edebilir.

Arama sorgularının analizi sırasında, kullanıcıların arama alışkanlıklarını (neleri aradıklarını) saptamaya çalışırız ve benzer şekilde, birden fazla reklam metni kullanarak, kullanıcıların dikkatini en etkili şekilde çekebilecek metin varyasyonlarını ve anahtar kelimeleri saptayabiliriz.

Yeni bir reklam grubu oluştururken, aynı reklamın 2-3 sürümünü oluşturmak genellikle iyi bir fikirdir. Böylece, 2-3 haftalık hatta bir aylık bir test döneminden sonra bu sürümlerden her birinin performansını analiz edebilirsiniz. Analizden sonra, en düşük performansı gösteren metinleri kaldırabilir ve bunların yerine, yeni bir test döneminde, daha önce kendini ispatlamış varyasyonlarla rekabet edebilecek yeni metinler koyabiliriz.

Performans Analizi

Eskiden, reklamlarımızla ilgili ayrıntılı verilerden yararlanmak istediğimizde, Reklam performansı raporunu kullanıyorduk. Geçen yıl kullanıma sunulan AdWords arayüzünde, Rapor Merkezine gitmeden de tüm önemli verileri izleme olanağına kavuştuk.


Soldaki gezinme panelinde bir kampanyayı veya reklam grubunu tıklayın ve ardından, verilen zaman aralığına ilişkin tüm istatistikleri görüntüleyen Reklamlar sekmesini seçin.

Rapor Merkezinde, rapora dahil etmek istediğimiz türde sonuçlar sağlayan reklamları (metin, resim veya mobil) seçme olanağımız vardı.

Bu tür bir filtreleme yeni arayüzde de vardır ve Filtre düğmesi tıklanarak kullanılabilir:


Özellikle Nelere Dikkat Etmemiz Gerekir?

Analiz sırasında, gözümüz her zaman Yayınlanan % sütununda olmalıdır. Bu sütun, reklam grubunda belirli bir reklam görüntülendiğinde, gösterimlerin yüzdesini verir.

Bir arama sırasında hangi reklamın gösterileceğini birçok faktör belirler. Sistem, anahtar kelimeler, reklam metni ve açılış sayfası (kullanıcının reklamı tıkladıktan sonra gördüğü sayfa) arasındaki bağlantıyı analiz eder. Anahtar kelime listesindeki kelimeleri kullanmayan reklam sürümleri, kaliteleri düşük olduğu için büyük olasılıkla daha az sıklıkta görüntülenecektir.

Diğer bir önemli faktör, Reklam rotasyonu olarak adlandırılan özelliğin mevcut ayarlarıdır. Bu, kampanya düzeyinde bir ayardır ve reklam grubunda en yüksek tıklama oranı veya Kalite Puanına sahip reklam sürümünün gösterileceğini (bu, Optimize et seçeneğidir) veya her varyasyonun diğerleriyle yaklaşık aynı sayıda gösterileceğini (bu, Dönüşümlü yayınla seçeneğidir) belirtir. Gezinme panelinde bir kampanyayı tıklayın, ardından Ayarlar sekmesini seçin. Reklam rotasyonu, buradaki Gelişmiş ayarlar alanında ayarlanabilir.


Dönüşümlü yayınla seçeneğini kullanmanın, söz konusu reklam grubundaki tüm reklamların belirli bir zaman aralığında eşit sayıda gösterileceği anlamına gelmeyeceğini unutmamanız gerekir. Diğer bir deyişle, her reklam bir açık artırma sırasında aynı şansa sahiptir ve sistem, daha önce daha yüksek tıklama oranları elde etmiş reklamlara ayrıcalık tanımaz.

Dönüşümlü yayınla seçeneği kullanıldığında, zayıf bir metne ve performansa sahip bir reklam sürümü sonuç sayısını azaltabilir.

Kullanılması gereken ayarlarla ilgili farklı görüşler vardır, ancak kişisel düşüncem başlangıçta Dönüşümlü yayınla seçeneğinin denenmesi gerektiğidir. Zira tecrübelerime göre, reklamlar aşağı yukarı eşit sayıda gösterildiğinden her bir reklamın iyi performans gösterme şansı aynıdır ve bu da gözlemlenen sonuçları karşılaştırılabilir yapar.

Ayrıca, hedeflerimize uygun verileri analiz etmeyi ihmal etmemeli ve bu analizi, yayınlanmaya devam edecek ve devre dışı bırakılacak reklam sürümlerinin hangileri olduğunu saptamak için kullanmalıyız. Etkileyici bir tıklama oranına sahip bir reklamın daha az dönüşüm sağlaması sık görülen bir durumdur:


Ev ödevi olarak, bu dizinin ilk bölümünde anlatılan filtreleme işlevine tekrar göz atın ve yalnızca Onaylanmayan reklamları gösteren bir kaydedilmiş filtre oluşturun.

Gabor Petlyanszki, Google AdWords Ekibi

Posted:
2010'da, size ve şirketlerinize, AdWords hesaplarını yönetmeye yönelik en son araçlar ve en iyi uygulamalarla ilgili daha güncel, kapsamlı, strateji odaklı eğitim ve sertifika vermek üzere yeni bir Google AdWords Sertifikasyon programı başlatmıştık. Revize edilen sertifikasyon programının yanı sıra, çevrimiçi ve arama yapılabilir bir isteğe bağlı dizin olan Google İş Ortağı Arama'yı da kullanıma sunmuştuk. Bu dizin, reklamverenlere, AdWords hesaplarını yönetmelerine yardımcı olacak Sertifikalı İş Ortakları bulma olanağı vermektedir.

Son birkaç aydır sizlerden, bireysel sertifikaları bir şirketle ilişkilendirmeyi kolaylaştıracak ve şirket profiline kullanıcı eklemeyi daha pratik hale getirecek özellikler istediğinizi belirten geri bildirimler almaktayız. Bize gönderdiğiniz geri bildirimlerde belirtilen bu istekleri karşılayacak özellikleri artık kullanıma sunduğumuzu bildirmekten memnuniyet duyuyoruz.

Bireysel Kalifikasyonunuzu Bir Şirkete Bağlama İsteği

Eskiden, Google Sertifikasyon Programı kapsamındaki bir şirkete katılmak için, şirketinizin hesabındaki bir Yönetici tarafından davet edilmeniz gerekirdi. Bu da, Yöneticiyi tanımamanız halinde katılımı zorlaştıran bir uygulamaydı. Bu zorluğu gidermek amacıyla, artık şirketinizi arayıp bulmanıza ve kendi başınıza katılma isteğinde bulunmanıza olanak veren bir özelliği kullanıma sokuyoruz. Bireysel kalifikasyonunuzu bir şirket hesabına eklemek istiyorsanız, bunu artık "Şirketim" bağlantısını tıklayıp katılmak istediğiniz şirketi arayıp bularak yapabilirsiniz. Şirketin adıyla eşleşen en az bir tam kelime girdiğinizden emin olun.


Şirketler: Uzmanları ve Yöneticileri Kolay İdare Etme

Güncellenen Hesap Erişimi sayfasıyla, Şirket hesabındaki Uzmanları ve Yöneticileri şirketiniz adına idare etme ve şirkete katılmak isteyen kullanıcılardan gelen talepleri inceleme işlerini daha pratik hale getirdik.

"Kullanıcılar" sekmesinde, hesap yöneticileri bir kullanıcının durumunu Yönetici veya Uzman olarak değiştirebilir, bunun yanı sıra erişim hakkını iptal edebilir:


"Gelen istekler" sekmesi hesap yöneticilerine, bireylerden gelen tüm katılım isteklerini görme ve bunları kabul etme veya reddetme olanağı vermektedir. Son olarak, "Gönderilen davetiyeler" sekmesi kalifiye bireylere doğrudan davetiye göndermek için kullanılabilir.

Profilinizle İlişkilendirilmiş Google Hesapları Ekleme veya Mevcut Olanları Güncelleme

Kalifiye bireylerin şirket değiştirebildiğini veya gün içinde birden çok e-posta adresi kullanabildiklerini biliyoruz. Bu nedenle, hesabınıza birden çok Google Hesabı ekleyebilmenize ve ayrıca, Google Sertifikasyon Programı'ndan mesajların geldiği birincil e-postayı değiştirebilmenize olanak sağladık.


Google Sertifikasyon Programı özelliklerindeki yeni değişikliklerle ilgili daha fazla bilgi edinmek için Yardım Merkezini ziyaret edebilirsiniz.

Cemal Büyükgökçesu, Google AdWords Ekibi

Posted:
Bu hafta, Google Görüntülü Reklam Ağı'ndaki milyonlarca sitede vakit geçiren müşterilere daha kolay bir şekilde ulaşmanıza yardımcı olacak bir aracı kullanıma sunuyoruz: İçeriğe Dayalı Hedefleme Aracı.

Bildiğiniz gibi, içeriğe dayalı hedefleme, potansiyel müşterilere ürün veya hizmetlerinizle alakalı web sayfalarını okudukları sırada ulaşmanıza yardımcı olur. Artık bu araçla, kampanyalarınız için daha fazla tıklama ve dönüşüm sağlarken, içeriğe dayalı hedeflenmiş kampanyaları daha kolay bir şekilde ve daha kısa bir sürede oluşturabilirsiniz.

İçeriğe Dayalı Hedefleme Aracı Ne Yapar?

Bu araç, Görüntülü Reklam Ağı kampanyalarınız için otomatik olarak anahtar kelime listeleri oluşturur. Bu listeler, reklamlarınızı Google Görüntülü Reklam Ağı'ndaki alakalı web sayfalarında göstermek için kullanılır. Teması net olarak belirlenmiş anahtar kelime listeleri, etkili bir içeriğe dayalı hedeflemenin temelini oluşturur. İçeriğe Dayalı Hedefleme Aracı sayesinde, artık bu listeleri manuel olarak oluşturmak zorunda kalmayacaksınız. Dakikalar içinde düzinelerce, hatta yüzlerce anahtar kelime listesi oluşturabilir, reklamlarınızı doğru bir şekilde hedeflerken kampanyanızın performansını ölçeklendirebilirsiniz. Bu, kampanyalarınız için daha fazla tıklama ve dönüşüm alacağınız ve bu işlemi daha hızlı bir şekilde yapacağınız anlamına gelir.

Nasıl Kullanabilirim?

Futbol gereçleri ve malzemeleri sattığınızı varsayalım. Normalde, futbol gereçleri, futbol topları, kramponlar ve benzeri ürün gruplarınızın her biri için farklı reklam grupları oluşturmanız gerekir. İçeriğe Dayalı Hedefleme Aracı'nı kullandığınızda, arama kutusuna ürün kategorilerini yazmanız yeterlidir. Araç, sizin için otomatik olarak, teması net bir biçimde belirlenmiş anahtar kelime listeleri oluşturur. Örneğin, araca futbol malzemeleri yazdığınızda, gençler için futbol malzemeleri, indirimli futbol malzemeleri, futbol formaları, futbol çantaları gibi daha belirgin reklam grupları elde edersiniz.


Kampanyalarınızı manuel olarak oluştururken aklınıza gelmeyebilecek bu yeni reklam grupları, fazladan trafik ve satış elde etmenize yardımcı olabilir. Araç, yeni reklam gruplarının yanı sıra, Görüntülü Reklam Ağı'nda reklamlarınızın görüntülenebileceği sitelerin türleri hakkında size bir fikir vermek amacıyla, önerilen teklifleri ve öngörülen yerleşimleri de sağlar.

Şimdiye kadar İçeriğe Dayalı Hedefleme Aracı, AdWords Editör'le çalışan reklamverenlerin kullanımına sunulmuştu. Bu hafta, tüm reklamverenler, AdWords hesaplarındaki Fırsatlar sekmesinden bu araca erişebilir. Hesabınızdaki reklam gruplarını uygulamak için yine de AdWords Editör'ü kullanmanız gerekir (AdWords Editör'ü indirin), ancak önümüzdeki haftalarda bu koşul kaldırılacak ve yeni reklam gruplarını doğrudan AdWords hesabınızda uygulayabileceksiniz.

İçeriğe Dayalı Hedefleme Aracının kullanımıyla ilgili daha fazla bilgiyi AdWords Yardım Merkezi'nden edinebilirsiniz. Bu aracın Görüntülü Reklam Ağı kampanyalarınızla ilgili hedeflerinize daha kolay ve daha etkili bir şekilde ulaşmanıza yardımcı olacağını umuyoruz.

Emel Mutlu, Ürün Pazarlama Müdürü

Posted:
Uzun süredir hayata geçirilmesi planlanan Google Türkiye Resmi Blog'u, yoğun ve özenli bir çalışmanın ardından yayına başladı.


Google'ın Türkiye'ye verdiği önemin göstergelerinden biri olan Google Türkiye Resmi Blog'unda; Türkiye'de kullanılan Google hizmet, ürün ve teknolojileri hakkındaki yeniliklerin yanı sıra, Google'ın Türkiye'deki iş ortaklıkları ve Google Türkiye ile ilgili tüm önemli duyuruları ve gelişmeleri anlık olarak takip edebileceksiniz.

Türkiye'deki tüm Google kullanıcılarına hitap edecek şekilde düzenlenen Google Türkiye Resmi Blog'unu, keyifle takip ettiğiniz siteler arasında baş köşede görmekten çok büyük mutluluk duyacağız.

Cemal Büyükgökçesu, Google AdWords Ekibi

Posted:
Seyahatteyken telefonunuzu bilgisayar gibi kullanabiliyor musunuz? Kendinizi bilgi, yol tarifi hatta gerçek zamanlı fiyat karşılaştırmaları için mobil arama yaparken buluyorsanız, yalnız değilsiniz. Mobil arama hızla büyüyor. Geçtiğimiz iki yıl içinde, Google'daki mobil aramaların sayısı beş kattan fazla artış gösterdi. Ayrıca, 2010'un yalnızca ilk yarısında mobil arama trafiği %50'den fazla arttı.

Mobil arama pazarındaki bu büyüme göz önüne alındığında, gittikçe daha çok sayıda reklamverenin mobil reklamcılık fırsatından yararlanmaya çalışması şaşırtıcı değil. Mobil cihazlarda zaten reklam yayınlıyorsanız veya reklam yayınlamanın yollarını arıyorsanız, işiniz artık daha kolay.

Anahtar Kelime Aracı'ndaki Mobil Arama İstatistikleri

Anahtar Kelime Aracı şimdi cep telefonları için daha iyi bir anahtar kelime listesi oluşturmanıza yardımcı oluyor. "Gelişmiş seçenekler"in altında, artık mobil WAP tarayıcılarına sahip cihazlar, tam işlevli İnternet tarayıcılarına sahip mobil cihazlar (iPhone ve Android telefonlar) veya tüm mobil cihazlar (WAP tarayıcılarına ve İnternet tarayıcılarına sahip tüm cihazlar) için anahtar kelime araması yapabilirsiniz.

Anahtar kelime araması yaparken, Rekabet, Global ve Yerel Aylık Aramalar ile Yerel Arama Eğilimleri için gördüğünüz istatistiklerin tümü, seçtiğiniz cihaza veya cihazlara özeldir.


Bu yeni özellikle ilgili görüşlerinizi bize bildirmek için Anahtar Kelime Aracı'ndaki "Görüş Bildir" bağlantısını tıklayabilir veya doğrudan geri bildirim formumuza gidebilirsiniz.

Cemal Büyükgökçesu, Google AdWords Ekibi

Posted:
Negatif anahtar kelimeler, anahtar kelime listelerinizi hassaslaştırmanın ve kampanyalarınızdaki istenmeyen gösterimleri filtrelemenin harika bir yoludur. Web sitenizde sunduğunuz hizmetlerle alakalı olmayan belirli terimleri hariç tutarak, reklamlarınızın alaka düzeyini ve genel yatırım getirinizi artırabilirsiniz.

Tek bir reklam grubu veya kampanya için belirli terimleri filtreleyebileceğiniz gibi, çeşitli kampanyalarda kullanmak üzere negatif anahtar kelime kümeleri de oluşturabilirsiniz. Bu tür terimlere örnek olarak "ücretsiz" ve "deneme" verilebilir. Web sitenizde ürün satmak istiyorsanız, bunlar sizin için gelecek vadeden arama terimleri değildir. Bu tür negatif anahtar kelimeleri kampanya düzeyinde ayrıntılı bir şekilde düzenlemeniz gerekmez. Ayrıca, yaygın kullanılan terim kümelerini yönetmek için daha kolay düzenlenen bir yöntem istediğinizi bize geri bildirim olarak iletmiştiniz.

Artık size negatif anahtar kelimeleri birden çok kampanyada yönetmenin yeni bir yolunu sunuyoruz: Negatif anahtar kelime listeleri. Bu listeleri kullanarak, hesabınızın Kontrol Paneli ve Kütüphane bölümünde negatif anahtar kelimeleri yönetebilir ve birden çok kampanyayla ilişkilendirebilirsiniz.


Örneğin, Arama Ağı'nda yayınlanan her kampanyaya eklediğiniz bir negatif anahtar kelime kümeniz olduğunu varsayalım. Daha önce, bu kümeyi, hesabınızda oluşturduğunuz her yeni arama ağı kampanyasına kopyalamanız gerekirdi. Şimdi, paylaşılan listelerle, tek bir negatif anahtar kelime listesi oluşturup bunu her bir arama ağı kampanyasıyla ilişkilendirebilirsiniz. Bu kampanyaların tümüne birden eklemek istediğiniz yeni bir negatif anahtar kelime olursa, bunu listenize eklemeniz yeterlidir. Liste, tüm kampanyalarda otomatik olarak güncellenecektir. Benzer şekilde, yeni bir kampanya oluşturduğunuzda, gereken terimlerin tümünü hariç tutmak için, birkaç tıklamayla negatif anahtar kelime listenizi ekleyebilirsiniz.

Negatif anahtar kelime listelerinin nasıl kullanılacağıyla ilgili daha fazla bilgi edinmek için Yardım Merkezimizi ziyaret edebilirsiniz.

Cemal Büyükgökçesu, Google AdWords Ekibi

Posted:
Yeni coğrafi raporlarımız ile, sitenize AdWords trafiği gönderen ülkeler ve bölgelerdeki performansınızı analiz edebilirsiniz. Bunu daha ayrıntılı bir şekilde inceleyelim. Hayali İtalyan reklamverenimiz Angelo, dünyanın her yerine kaliteli kıyafetler satıyor. Uluslararası web sitesinin dili İngilizce olduğundan, uluslararası AdWords kampanyasının dilini İngilizce olarak ayarlamış. Angelo, İngilizce, Romence ve Slovakça gibi yirmi dört dili ve İspanya, Hollanda ve Portekiz gibi elli dört Avrupa ülkesini hedefliyor. Bunu yaparak, Avrupa'daki tüm potansiyel müşterilere ulaşmak istiyor.

Reklamverenimiz, coğrafi verileri incelemek için Hedef Kitleler sekmesinin yanındaki oku tıklıyor. Burada, isteğe bağlı "Boyutlar" kutusunu göreceksiniz. Tamam'a basın ve Boyutlar sekmesine gidin. Ardından Görünüm: Gün'ü açın ve Görünüm'ü Coğrafi olarak değiştirin. Ülke/bölge, metropol alanı ve şehir metriklerini artık kullanabilirsiniz. Angelo uluslararası kampanyasının coğrafi verilerini inceledikten sonra, Dönş. oranına (tıklama başına 1) filtre uygulamaya karar veriyor. En yüksek dönüşüm oranına sahip ülkeler en üstte görünürken, bunları hiç dönüşümü olmayan birçok ülke izliyor. Angelo, iyi performans gösteren ülkeler için daha fazla bütçe harcamanın ve ürünlerinin diğer ülkelerde satmamasının nedenini araştırmanın mantıklı olduğunu fark ediyor. Farklı ülkeler için 182 satırdan oluşan bilgilere göz attıktan sonra, en iyi ülkeler için ayrı kampanyalar oluşturursa, gelecekte bu ülkeleri izlemenin daha kolay olacağını anlıyor.


Ardından, Angelo hedeflediği yirmi dört dili gözden geçirmeye karar veriyor. Başlangıçta, hiçbir fırsatı kaçırmamak için mümkün olduğunca çok dili kapsamanın iyi bir fikir olduğunu düşünmüştü. Şimdi, hedeflemenin gerçekte nasıl çalıştığını öğrenmek istiyor ve AdWords Yardım Merkezi'ni inceliyor. Angelo, dil hedefleme ile ilgili bir makalede, AdWords sisteminin, kampanyanızın hedeflediği dillerden biriyle eşleşip eşleşmediğini görmek için kullanıcının Google arayüzü dil ayarına baktığını okuyor. Angelo yirmi dört dili hedeflediğinden, reklamları çok kez, diğer bir deyişle yirmi dört farklı Google arayüzünde gösteriliyor. Ancak, Angelo'nun tüm reklamları İngilizce ve bu, İngilizce reklamlarının Romence, İzlandaca, Fransızca ve benzeri bir dildeki arayüzün sağ tarafında gösterildiği anlamına geliyor. Angelo'nun uluslararası web sitesinin dili İngilizce olduğundan, uluslararası müşterilerinin İngilizce bildiğini ve reklamını tıklayacağını varsayıyor. Angelo, coğrafi raporları temel alarak dönüşüm sağlamayan belirli ülkeleri tespit edebilir. Yapılacak en iyi şey, bu ülkelerde konuşulan dilleri hedeflemenin haricinde tutmaktır. Böylece Angelo, bütçesinin tamamını, satışa dönüşme olasılığının en yüksek olduğu ülkelere ve dillere ayırabilir.

Angelo, artık uluslararası perakende kampanyasında bazı önemli değişiklikler yapabilir. İlk olarak, en çok satış yaptığı ülkeler için ayrı AdWords kampanyaları oluşturur. Ardından, İngilizce'yi ve bu ülkede konuşulan dili hedeflemeye ekler. Son olarak, bütçeyi birkaç kampanya arasında yeniden dağıtır. Bu kurulumun izlenmesi çok daha kolay olacak ve Angelo'nun bütçesi çok daha akıllıca harcanacaktır. Sonraki günlerde, kampanyalarının nasıl ilerlediğini daha yakından izlemek için AdWords raporlarını kullanmaya devam edecektir.

Hile Cremers, Google AdWords Ekibi

Posted:
Geçen hafta, Rapor Merkezinde bulunan raporlara ve Kampanyalar sekmesinde bunlara nasıl erişileceğine göz atmaya başlamıştık. Raporların parametrelerini girerken filtrelerin, tarih aralığı seçeneklerinin nasıl kullanılacağını ve sütunların nasıl etkinleştirileceğini/devre dışı bırakılacağını ele aldık.

Önceki gönderinin sonunda ev ödevi olarak sizden "Tahmini ilk sayfa teklifi" sütunun nerede etkinleştirildiğini bulmanızı istemiştim. Çoğunuzun bunu bulduğuna eminim, ancak bulamayanlar için işte çözüm: Anahtar Kelimeler sekmesindeki Sütunlar düğmesini tıklayarak, reklamımızı arama sonuçlarının ilk sayfasında görüntülemek için gereken minimum teklifi görebiliriz:


Şimdi Anahtar Kelimeler sekmesi açık olduğuna göre, haftalık olarak kontrol etmenizi ve yönetmenizi önerdiğim, gerçekten önemli bir rapora bakalım: Arama terimlerini görüntüle -> Tümü. Başlangıç olarak, aşağıdaki açıklamaların Google arama ağı için geçerli olduğunu, Google Görüntülü Reklam Ağı için geçerli olmadığını anımsatmak isterim.

Sorgunun Eşleme Türü

Başlamadan önce birkaç önemli kavrama değinelim. Yeni AdWords reklamverenleri bile, bir anahtar kelimeyi bir reklam grubuna eklerken temel olarak dört eşleme türü arasından seçim yapılabileceğini bilir. Eşleme türü, reklamlarımızın, örneğin Google arama sonuçları sayfasında ne zaman görüntüleneceğini kontrol eder.

Tam eşlemeyi seçmezsek, reklamımız çeşitli arama ifadeleri tarafından tetiklenebilir: Sıralı eşlemede "çiçek buketi" anahtar kelimesini kullanırsak, reklamımız "ucuz çiçek buketi" arama ifadesi tarafından tetiklenebilir.

Farklı türde bir anahtar kelime eşlemesi olan sorgu eşlemeye bakalım. Bu, anahtar kelime eklerken tanımladığımız eşleme türleriyle aynı değildir: Bu eşleme türü bize, ifademizin kullanıcı tarafından arama alanına girilen ifadeyle ne derece yakından eşleştiğini gösterir.

Yukarıdaki örneğe dönersek, bir reklam grubunda "çiçek buketi" anahtar kelimemiz varsa ve kullanıcı arama alanına çiçek buketi ifadesini (bu kelime sırasıyla) girerse, sorgu eşleme türü tam eşleme olacaktır! Kullanıcılar ucuz çiçek buketi araması yaparken, sorgunun eşleme türü sıralı eşleme olur. AdWords kampanyalarının yönetimi sırasında, iki ayrı türde anahtar kelime eşlemesinden söz edebileceğimizi görüyoruz: Anahtar Kelimeler sekmesinde ayarladığımız eşleme ve bu ayarın, kullanıcıların arama alışkanlıklarıyla olan ilişkisi.

Bu bizi neden ilgilendirmeli? Her iki kavramı da bilmek neden önemli ve bunlar, reklamverenler olarak bizleri hangi açılardan ilgilendiriyor? Cevap vermeden önce, size başka bir kavramı tanıtmama izin verin.

Maliyetleri Düşürmenin Bir Yolu Olan Kalite Puanı

Birçok reklamveren, reklamlarının konumunu, çok yüksek teklifler (TBM Tıklama Başına Maliyet) vererek yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak, reklamlarımızın konumunu belirlemek için sistemin kullandığı yöntemi anlamamız gerekir: Reklamların sıralaması, diğer adıyla Reklam Sıralaması, o anahtar kelimenin TBM teklifi ve Kalite Puanının çarpımıyla belirlenir.

Kalite Puanı, bir anahtar kelimenin hem reklamverenler hem de kullanıcılar açısından ne kadar "iyi" olduğunu gösteren, 10 dereceli bir ölçek olarak düşünülebilir. Bu ölçekte, 10 mükemmel bir sonucu, 1 ise çok başarısız bir sonucu işaret eder.

Reklamların görüntülenme sırası yalnızca TBM teklifiyle değil, aynı zamanda bu Reklam Sıralaması ile de belirlenir. Bunu basit bir örnekle açıklayalım. Ahmet ve Mehmet adlı iki reklamverenin "çiçek buketi" anahtar kelimesini içeren reklamları vardır (Bunlar çok yaygın adlar biliyorum, ama senaryoya biraz gerçeklik kazandırmak istedim...). Ahmet 0,15 TL, Mehmet ise 0,10 TL'lik bir teklif verir. Belirleyici olan yalnızca teklif tutarı olsaydı, Ahmet'in reklamı ilk sırada, Mehmet'in reklamı ise ikinci sırada yer alırdı.

Bu tabloya Mehmet'in 10 ve Ahmet'in 6 olan Kalite Puanlarını eklersek, o zaman Mehmet'in reklamının sıralaması 0,10 x 10 = 1 ve Ahmet'in reklamının sıralaması 0,15 x 6 = 0,9 olur. Sıralamada yer değiştirdiklerini açıkça görebiliriz. Daha düşük bir teklifle başlayan Mehmet, Kalite Puanının daha iyi olması nedeniyle daha iyi bir konum elde etmiştir.

Şimdi de reklamlarına yapılan tıklamalar için reklamverenlerimizin ne kadar ödediklerine bakalım: Bu, bir sonraki reklamvereni geçmek için tam olarak gereken tutardır. Yukarıya doğru en yakın kuruş değerine yuvarlanır. Daha matematiksel olarak ifade etmek gerekirse:

Mehmet'in gerçek TBM'si x Mehmet'in Kalite Puanı = Ahmet'in verdiği TBM teklifi x Ahmet'in Kalite Puanı

Rakamları yerlerine yazalım: Mehmet'in gerçek TBM'si = (0,15 x 6) / 10 = 0,09 TL

Yani Mehmet yalnızca Ahmet'ten düşük bir teklif vermiş olmakla kalmamış, reklamının kalitesi Ahmet'inkinden daha iyi olduğu için, verdiği tekliften daha düşük bir ödeme yapmıştır!

AdWords blogunda Kalite Puanını hesaplamayla ilgili bir gönderi bulunduğundan bu defa ayrıntılara girmeyeceğim, ancak yukarıda açıklanan kavramların anlaşılmasına yardımcı olacak bir satırı vurgulamak istiyorum:

"Tam olarak eşleşen aramalarda, anahtar kelimenin önceki tıklama oranı (TO)"

Bu tümcedeki "tam olarak eşleşen aramalarda" ifadesi, bizim tarafımızdan belirlenen anahtar kelime eşleme türünü değil, sorgunun eşleme türünü belirtir. Kalite Puanını yükseltmek için, yalnızca tıklama oranı (TO) yüksek anahtar kelimeleri kullanmak yeterli değildir. Reklam gruplarımız için, kullanıcıların arama alanına girdikleriyle tam olarak aynı anahtar kelimeleri kullanmak da önemlidir!

"Çiçek buketi" anahtar kelimesinin TO'su yüksek olsa da, kullanıcılar aramalarında "ucuz çiçek buketi" ifadesini daha sık kullanabilirler ve reklam grubunun anahtar kelimeleri arasında bu yoksa, sağlayacağı avantajlardan yararlanamayız! Arama sorgularını görüntülemek, bu anahtar kelimeleri bulmamıza yardımcı olur.

Raporu Görüntüleme

Rapor Merkezinde bu rapor "Arama terimleri performansı" olarak biliniyordu ve şimdi Anahtar Kelimeler sekmesinde bulunmaktadır. Bu sekmede, her satırın önünde bir onay kutusu vardır. Reklamlarımız görüntülendiğinde ve kullanıcılar bunları tıkladığında, kullanıcıların aramakta olduğu terimleri içeren anahtar kelimeleri seçmemiz gerekir.

Tablonun yukarısındaki Arama terimlerini görüntüle… düğmesini tıklayın:


Görüntülenen tablo, kullanıcılar tarafından girilen anahtar kelimelerin listesini ve istatistiklerini, yukarıda açıklanan sorgu eşleme türüyle birlikte içerir:


Yukarıdaki tablo, kullanıcıların en çok aradıkları terimin, benim tarafımdan anahtar kelime listesinde tanımlanan terim olduğunu göstermektedir. Ayrıca, reklamın benim anahtar kelimemle birlikte diğer kelimeler tarafından tetiklendiği durumlarda da birkaç tıklama gerçekleşmiştir.

"Eşleme türü" sütununda Geniş veya Sıralı eşleme türü gösteriliyorsa ve bu anahtar kelimeler çok sayıda gösterime ve iyi bir TO'ya sahipse, bu anahtar kelimeleri reklam grubuna eklememiz gerekir: Satırın önündeki onay kutusunu tıklayın, ardından listenin yukarısındaki Anahtar kelime olarak ekle düğmesini seçin:


Yukarıdaki pencerede, yeni anahtar kelimenin eşleme türünü ve TBM teklifini değiştirebilir, ayrıca gerekiyorsa o anahtar kelime için benzersiz bir Hedef URL tanımlayabiliriz.

Rapor, görmek istemediğimiz satırları da görüntüleyebilir: Örneğin, liste "ücretsiz çiçek buketi" terimini içeriyorsa, satırın önündeki kutuyu seçmeli ve listenin yukarısındaki Negatif anahtar kelime olarak ekle düğmesini tıklamalıyız.

Tablonun içeriği birden çok biçimde indirilebilir ve rapor için zaman planlaması da yapılabilir: Bunu daha sonra ayrıntılı olarak ele alacağım.

Önemli Verilerin Dışında Dikkat Edilecek Başka Noktalar da Var

Tıklamaların maliyetini düşürmek hepimiz için önemli olsa da, yalnızca Kalite Puanı üstünde yoğunlaşıp kalmamanız konusunda hepinizi uyarmak isterim. Bir yandan, giriş bölümünde, hedeflerimize odaklanmamız gerektiğini belirttim: Gösterimlerin sayısı önemliyse ve bütçe daha pahalı tıklamalara izin veriyorsa, 6'lık bir Kalite Puanı için endişelenmememiz gerekir. Diğer taraftan, maliyetler konusunda endişelerimiz varsa, bu metrike dikkat etmemiz gerekir.

Bugünkü ev ödevi, aramayla ilgisiz: Anahtar kelimelerimizle ilgili arama terimlerine bakın ve en iyi performansı gösteren satırları reklam gruplarımıza ekleyin! Önceki gönderide belirtildiği gibi, uygun bir tarih aralığı belirlemeye ve gerekiyorsa başka filtreler de uygulamaya dikkat etmeliyiz.

Gabor Petlyanszki, Google AdWords Ekibi